Hollanda Kasaba ve Köyleri

VOLENDAM

Amsterdam Centraal (Merkez tren istasyonu) tüm Amsterdam gezileri için merkez noktası burdan hemen her yere ulaşım mümkün. Tren istasyonunun ikinci katından Amsterdam’ın popüler köylerine otobüsler kalkıyor. Tren istasyonunun ana girişinden değil arka girişinden gişelerin olduğu yerden ikinci kata çıkın.

Amsterdam’dan yaklaşık yarım saat süren bir otobüs yolculuğu ile şirin mi şirin bir balıkçı kasabası Volendam! Edam ve Marken’den biraz daha büyükçe ama özellikle Türkler arasında oldukça popüler ve çok kalabalık. Normalde şehirleri birbiriyle kıyaslamayı ve benzetmeyi pek sevmem ama aşırı Türk nüfusundan, hediyelik eşyacıların bolluğundan ve tabi ki balıkçı kasabası olmasından dolayı burayı Amasraya çok benzettim J Volendam’dan başlayarak üç köyü (Edam ve Marken) bir günde gezmeniz mümkün.

Volendam’da kalamar çok lezzetli tabi ki balık alternatifleri bol Hollandaya özgü “Herring” ya da benim favorim “Kibbeling” yemediyseniz burda da deneyebilirsiniz, garsonlar Türk turistler sebebiyle baya Türkçe biliyorlar 😉 Peynir çeşitlerini Hollanda’nın turistik diğer bölgelerinde olduğu gibi burada da tatmanız mümkün. Cheesefactory peynir imalatına ilişkin kısa anlatımlar, video gösterimleri ve tadımlar için uygun bir seçenek.

Volendam’ın tarihiyle ilgili bilgi almak isterseniz ve burda da müze görmek isterseniz Volendam Museum’a bir uğrayın. Tam bir Hollanda hatırası bırakmak için müzede geleneksel köy kıyafetleriyle resim çektirebilirsiniz.

EDAM

Amsterdam’dan yaklaşık yarım saat uzaklıkta bir başka balıkçı kasabası peynirleriyle isim yapmış ünlü Edam. Özellikle 17. YY’da seyahat eden Hollandalı tacirlerin tekerlek şeklindeki büyük Edam peynirlerini Doğunun baharat ve diğer lezzetleriyle değiş tokuş ettiği dönemde ün salmış.

Edam’a ulaşmanın bir başka alternatifi Volendam’dan yarım saatlik bir tekne yolculuğu. Eğer ilk durağınız Volendamsa otobüsle Edam’a devam edebilirsiniz.

Edam peyniri çok ünlü dünyanın bir çok yerine ihraç ediliyor her yerde deneyebilirsiniz elbette ama Çarşamba günleri “peynir pazarı” kuruluyor ve eğer denk gelirseniz çok şanslısınız J

Edam müzesi buranın 600 yıllık geçmişi olan ve hemen her odasının ziyaretçilere açık olduğu en eski evi. En alt katta sizi güzel bir sürpriz bekliyor bazı ziyaretçiler özellikle de audioguide almadılarsa burayı atlayabiliyorlar ama burada belirteyim ve kaçırmayın suda yüzen bir oda var aşağıda, oda aşağı yukarı hareket ediyor sanırım başka yerde zor bulunur güzel bir deneyim 😉

MARKEN

Turistik üçlemenin üçüncü durağı Marken. Amsterdam tren istasyonundan yaklaşık yarım saat mesafede bir başka balıkçı kasabası. Bir başka ulaşım seçeneği ise Volendam’dam “Marken Ekspress” isimli vapurla yaklaşık yarım saatte ulaşılabilir ya da önce Edam’a gittiyseniz tekne yolculuğu ile buradan da Marken’e geçebilirsiniz.

Diğer köylerden sonra buraya geldiyseniz tenhalığı, huzuru ve nüfusun azlığı hemen dikkatinizi çeker. Marken 13.YY’da büyük bir fırtına sonucu kara ile bağlantısı kopmuş ve bir ada haline gelmiş sonradan yine kara bağlantısı oluşturulmuş ve bu sebeple yerleşim daha az. Ama yine de diğer köylerde olduğu gibi burada da hediyelik eşya dükkanları, tarihi bir kilisesi ve peynir tadımları mevcut. Amsterdam gibi kalabalık ve aşırı turistik yerlerde bisiklet sürmeyi tercih etmeyen bisikletseverlerdenseniz burası sizin için çok ideal J

Deniz feneri romantizmi için güzel bir fener var Marken’de.1839 yılında yapılmış şu an kapalı olduğu söylendi ama gün batımı görüntüsü yeter.

GİETHOORN

Kuzey’in Venedik’i olarak bilinen bir masal köyü Giethoorn. Her nekadar son yıllarda tursitlerin aşırı ilgisinden dolayı seyahat severlerden “over-rated” damgasını yemiş olsa da asla değil mutlaka burayı görmelisiniz. Hatta Hollanda geziniz için yeterli süreniz yoksa bile daha önce anlattığım “Volendam-Edam-Marken” üçlüsünü çıkarıp burayı tercih edin pişman olmazsınız. İtalya’nın Vemediğini andırıyor dense de bence eşi benzeri olmayan bir film stüdyosu Giethoorn.

Buraya gelmeniz için otobüs alternatifi var ama zor ve gününüzü yer. Kısıtlı zamanda Amsterdam’dan günü birlik gezmeye geliyorsanız araba kiralayın ve zamandan kazanın ama şunu bilin ki Giethoorn’a arabanızı sokamazsınız kalp ben J

Eğer Giethoorn için çok daha fazla zaman ayırmak isterseniz Almere’de (küçük ama gezilesi bir şehir) kalın ya da daha iyisi burdan bir airbnb evi kiralayın.

Kasabanın hemen dışında ücretsiz park alanları var buraya park edin ve yürüyün. Hemen girişte tekne kiralayabilir ya da biraz yürüyüp daha sonra iç kısımda yine tekne kiralayabilirsiniz. Bir başka alternatif de tabi ki bisiklet kiralama. Doya doya her evi sokağı gezeyim derseniz kiralayın mis gibi kokular yanınızdan geçen teknelero evlerin şahaneliği, çatıların, çiçeklerin tüm detayların film stüdyosu gibi olduğu bir yerde rüzgara karşı pedal çevirin…

Burada bir başka güzellik de kayık kiralayabilirsiniz ama biraz tecrübeniz varsa kiralayın yoksa maalesef kanallarda ufak kazalar oluyor ve zaten dar olan geçişler için trafiğe sebep oluyor yoksa hiç kasmayın toplu tur tekneleri (motorlu kayık gibi) var anın tadını çıkarın strese girmeden kanal turu yapıp o güzel manzaraları kaçırmayın.

ZAANDAM

Zaandam 72.000 nüfuslu küçük bir şehir. Hollanda’nın simgeleşmiş yapılarından ünlü Inntel Otel fotoğraflarını sosyal medyadan bir şekilde görmüşsünüzdür. İşte o simgesel yapı burada hem de tren istasyonunun hemen karşısında. Amsterdam Centraal’den 15 dk.lık bir tren yolculuğu ile Zaandamdasınız. Bu yüzden daha uygun konaklama seçenekleri için buradaki otellere bakabilirsiniz hatta Inntel Otel’de de booking indirimlerini takip ederek konaklayabilirsiniz.

ZAANSE SCHANS

Zaandam’dan 15 dk.lık bir tren yolculuğu ile de Zaanse Schans’a ulaşabilirsiniz. Burası yel değirmenleri, küçük kanalları ve peynircileriyle ünlü Zaandam’a bağlı bir köy.

Hollanda’nın en büyük market zinciri Albert Heijn’ın ilk ve en eski dükkanı.

Köyün sonuna doğru yürüyüp ünlü yel değirmenleriyle fotoğraf çektirebilirsiniz.

Burda tenhalaşan sokaklarda dolaşırken biraz dikkatli olmakta fayda var. Amsterdam da bile rastlamadığımız tekinsiz durumlarla burda karşılaştık. Belki sadece bize denk geldi ama yine de temkinli olun.

LISSE –Çiçek köyü

Hollanda denilince akla ilk gelenlerden rengarenk lale bahçeleri görüntüleri, lale sezonu için bütün sene özenle hazırlanan Keukenhof’da Lisse’de bulunan ve girişi ücretli olan bir park.

Lisse ise köyün ismi ve burda da büyük lale tarlaları var. Yani Keukenhof’a araba ile geldiyseniz buraya park edip bisiklet kiralayarak bu tarlalara tura çıkabilirsiniz malum sezonda Keukenhof çok kalabalık oluyor. O ünlü instagram pozları bu tarlalarda veriliyor 😉 çiçek rotası, lale rotası gibi isimleri var ama Hollanda da lale sezonunda özellikle Güney bölgesinde yer alan hemen her yerde zaten lale tarlası var mutlaka bir rota takip etmeniz gerekmiyor araba kiraladıysanız zaten kendi rotanız üstünde de mutlaka karşınıza çıkacak. Ama en güzellerini en çok ekilmiş olanlarını bulayım derseniz

KEUKENHOF

Keukenhof Lisse’de bulunan ve 32 hektarlık bir alanı kaplayan ve her yıl 7 milyon çiçek soğanı ekilen dünyanın belki de en büyük ve güzel bahçesi. Parkı kurma fikri ilk olarak 1949 yılında 20 öncü çiçek yetiştiricisi ve ihracatçısının çiçeklerini sergileyebilecekleri bir bahar parkı kurma fikriyle başlamış. Park ilk olarak 1950 yılında açılmış ve yılda 236.000 ziyaretçi tarafından gezilmiş.

Günümüzde 100 ayrı şirketten 500 çiçek yetiştiricisi çiçek ve saksı bitkilerini yirmiden fazla çiçek şovuyla gösterme imkanı buluyor. Parkın tasarımcıları ile birlikte bu şova hazırlanılıyor ve çiçeklerin hangi alanda, kaç adet, hangi renklerde ve boylarda yetiştirileceğine önceden karar veriliyor. Mart ayı sonuna doğru açılan park Mayıs ayı ortasına kadar ziyaretçi akınına uğruyor.

Keukenhof’u gezmenizi gerçekten öneririm çünkü çiçeklerde, ağaçlarda öyle büyük bir emek görüyorsunuz ki bütün sene büyük bir şov için hazırlanan bir açık hava müzesi gibi.

Bu arada burası yayalara ait bir park, bisikletle ya da scooterla parkı gezmeniz mümkün değil. Dışardan kendi yiyecek ve içeceklerinizi getirebilirsiniz ama parkın içinde bulunan restoranlarda dışardan getirdiklerinizi tüketemezsiniz. Drone ile parkta çekim yapmanıza izin verilmiyor Lisse’deki diğer park ve tarlalarda yapabilirsiniz. Arabanız için ücretli bir park yeri var akşam 19.30’a kadar park edebiliyorsunuz. Ufak tefek eşyalarınızı bırakabileceğiniz kilitli dolaplar var parkın girişinde ama büyük valizler sığmaz.

Konaklama olarak Amsterdam’da kalıp günübirlik gezebileceğiniz gibi Lisse’de bulunan otelleri de tercih edebilirsiniz.

Gişeden biletinizi aldığınızda size bahçeye ait bir harita veriliyor bunun yanı sıra tabelalar gayet açık ve bilgilendirici.

Sint Anna ter Muiden

Hollanda’nın pek bilinmeyen ilginç bir kasabası bu başlığın konusu. Henüz turistlerin yeterli ilgisini çekmemiş bir kasaba. Zeeland bölgesinde yüz yıllardır süregelen bir imar planına sadık kalınmış adeta zaman durmuş gibi.

Türkler için ayrı bir ilgi çekici yönü var. Tabelaya dikkat! Nedir burayı bizim için ilginç kılan? Biraz tarihinden bahsedelim.

 Osmanlı leventleri kendilerini kurtaran Hollandalılara hediyeler vermiş ve İspanya savaşı sırasında bu hediye flamaları gemilerine çeken Hollandalılar İspanyolları Osmanlıların yardıma geldiği düşüncesi ile geri çekilmesine neden olmuş ve Zeeland bölgesi bu şekilde kurtulmuş. Teşekkür olarak Kasaba merkezine 1789 yılında tulumbalı bir Osmanlı çeşmesi yapılmış tam da Belediye binasının önüne. Hem Belediye binasına hem de çesmeye yarım ay bir sembol olarak takılmış.

Bu olaydan sonra Kasabada yaşayanlara Türk gibi denmeye başlanmış. Kasabada Türk yaşamamasına rağmen halk Türk olarak anılıyor. Nerdeyse Türkiyeyi görmeyen kalmamış ,bardak bardak ince belli bardakta demlenmiş taze çay içiyorlar.Bu gelenek de Osmanlıdan gemilerle gelen çay ve kahvenin depolarda saklanıp tüketilmesiyle başlamış.

Buraya ziyaret için gelen ve burayı ilk keşfeden ise rahmetle andığımız Barış MANÇO. Kendisi köyün gönüllü elçisi ile bir röportaj gerçekleştirmiş.

Daha sonra Hollanda’da yaşayan Türk gurbetçilerin de ilgisini çekmiş ve ziyaretçiler artmaya başlamış.

Geniş bir Hollanda gezisi planlıyorsanız ya da bilinen turistik rotalar haricinde farklı bir yer keşfetmek istiyorsanız burayı da gezi planınıza dahil edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir